İran’ın füze gücünün kısıtlanması, asla gerçekleşmeyecek bir rüya

  • 27 Ocak 2019
  • 1.151 kez görüntülendi.
İran’ın füze gücünün kısıtlanması, asla gerçekleşmeyecek bir rüya

Meşru müdafaa için olan balistik füzeleri dahil İran’ın füzeleri, nükleer başlık taşıyacak şekilde tasarlanmış değil. İran silahları sadece savunma amaçlıdır. Buna rağmen ABD ve bazı Avrupalı ülkeler, İran’ın füze programını kendilerince kısıtlamaya çalışıyorlar.

Bu çerçevede Fransa Dışişleri Bakanı, İran’ın füze programı hakkında temelsiz iddialarını yineleyerek, İran’ın balistik füzelerinin üretiminin durdurulmasını istedi.

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi de, Fransa dışişleri bakanının İran’ın füze programının durdurulması isteğine tepki göstererek, ”İran’ın füze gücü müzakere edilemez ” dedi.

Kasımi, Fransa Dışişleri Bakanının İran Füze programı ile ilgili söylediklerine tepki göstererek, ‘’İran’ın füze kabiliyetleri meşru savunma gücünün bir bölümü ve ülkenin milli güvenliğinin garantisidir ve önleyici doktrine dayanmaktadır.’’ dedi.

Kasımi, ‘’İran İslam Cumhuriyeti savunma kabiliyetlerini mevcut tehditlerin varlığına dayanarak planlamakta ve gerekli gördüğü yere kadar bunu güçlendirecektir. ‘’ dedi.

Fransa Dışişleri Bakanı’nın iddiasının aksine, İran’ın füze programı konvansiyonel olmayan hedefler için geliştirilmiş değil. İran’ın savunma ve bilim alanındaki kabiliyetlerinin güçlendirilmesi Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararnamesine de aykırı değil.

Bu kararname ile ilgili iki konuya değinmekte fayda var: Birincisi; bu kararnamede, 1929 sayılı kararnamenin aksine, İran’ın füze denemeleri ve programı hakkında bağlayıcı olmayan tabirler kullanılmıştır.

İkinci konu ise; 2231 sayılı kararnamede İran’dan nükleer silah taşıyabilecek balistik füzeleriyle ilgili herhangi bir faaliyette bulunmaması istenmiştir.

ABD’li uzman Gres Porter, el Cezire televizyon kanalına yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silahların yapılmaması ile ilgili doktrinine değinerek şunları kaydetti: İran balistik füzeyi caydırıcı bir silah olarak kullanıyor bu çok açıktır. Oysa Suudi Arabistan ve İsrail, İran’a saldırabilecek balistik füzelere sahipler. İran’ın balistik füzelerinin caydırıcı olduğu çok açıktır.”

Bazı Avrupalı ülkeler tarafından bu iddianın yeniden gündeme getirilmesi, onların amacının ABD ile senkronize olup, İran’ın füze programını bölgesel tehdit olarak göstermektir. Oysa, bu politikanın tamamen çelişkili ve kandırıcı olduğu oldukça nettir. Kuşkusuz, bu tür iddialar, İran’ın caydırıcı gücünü zayıflatmak amacıyla gündeme getiriliyor, çünkü İran’ın füze kabiliyeti, ülkenin güvenliği için zemin sağlayan ve güçlü noktalarından sayılıyor. Fransa başta olmak üzere bazı Avrupalı ülkeler ve ABD, bölgeyi sattıkları kendi silahları ve türlü modern füzeleriyle dev bir silah deposu haline getirirken İran İslam Cumhuriyeti’nin füzelerini tehdit olarak gösteriyorlar.

Fransa’nın son açıklaması da düşündürücüdür. İç sorunlarından dolayı Fransa şu sıralarda ABD ile aynı çizgide hareket etmek için çok istekli görünüyor. Fransa bir yandan da, Fars Körfezi’nin kıyısındaki Arap ülkelerine silah satışlarına bağımlıdır.

Bu etkenler, Fransa’nın bu yaklaşımında etkili olduğu düşünülüyor. Fransa, hem nükleer anlaşmayı hem de bölgesel müttefikleri ve ABD’yi ikisini bir arada koruyabileceğini zannediyor. Ancak bu hesap tamamen tek taraflı ve yanlış bir hesaptır.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, İran İslam Cumhuriyeti Kurucusu Rahmetli İmam Humeyni’nin vefatının 29. yıldönümü dolaysıyla yaptığı konuşmada, dayatma savaşı döneminde, İran’ın savunma amaçlı silah ve füze gücüne sahip olmadığı için sınır kentlerinden Tahran’a kadar gece gündüz füze atışlarına maruz kaldığını hatırlatarak, bugün genç uzmanların gayretiyle İran’ın bölgenin birinci füze gücü haline geldiğini ve düşmanın bir füzesine karşı 10 füze alacağını bildiğini kaydetti.

Ayetullah Hamanei, bazı Avrupalı yetkililerin sözlerine dikkat çekerek şunları kaydetti: Anlaşılan bu devletler İran milletinin hem yaptırımlara katlanmalarını, hem İran’ın gelecek için kesin ihtiyacı olan nükleer faaliyetlerinden vazgeçmesini, hem de, İran’a dayatılan kısıtlamaların sürmesini bekliyorlar. Onlar, bu karışık rüyaları asla gerçekleşmeyeceğini bilmeliler.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.