Ruhani’nin BM’de konuşması ve İran’ın tutumunu beyan etmesi

  • 27 Eylül 2018
  • 329 kez görüntülendi.
Ruhani’nin BM’de konuşması ve İran’ın tutumunu beyan etmesi

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Salı günü New York’ta 73. BM Genel Kurul zirvesinde yaptığı konuşmada, Amerika yönetiminin uluslararası ilişkiler alanında sergilediği davranışı eleştirerek Amerika yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı izlediği yanlış politika yenilmeye mahkum olduğunu vurguladı.

Amerikalı yetkililerin son dönemde İran İslam Cumhuriyeti ile müzakere jestlerine de değinen Cumhurbaşkanı Ruhani, İran hangi kritere dayanarak Amerika’nın sözünü tutmayan yönetimi ile yeni bir anlaşmaya varabilir? sorusunu gündeme getirdi.

Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasının devamında, her türlü müzakere Bercam nükleer anlaşması ve BM Güvenlik Konseyi’nin bu anlaşmayı onayladığı 2231 sayılı kararnamesinin tersi istikametinde ve bu anlaşmaya ve kararnameye aykırı değil, aynı istikametin devamında olması gerektiğini, yoksa böyle bir müzakere büyük bir gerileme olacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani’nin BM Genel Kurul zirvesinde yaptığı konuşmada, uluslararası açıdan tartışılabilir noktaları içeriyor, zira bu noktalar tüm ülkelerin kaderini ilgilendiriyor.

Kuşkusuz Bercam nükleer anlaşması ve Amerika devletinin bu anlaşmaya bağlı kalmaması, artık tartışmaya hacet olmayan bir konudur. Ancak burada geriye kalan ve açıklığa kavuşturulması gereken tek nokta, anlaşmanın diğer tarafların durumudur.

Ancak Cumhurbaşkanı Ruhani’nin BM Genel Kurul zirvesinde yaptığı konuşmada konuşmasının ana ekseni olarak gündeme gelen konu, Amerika ile müzakere konusudur.

Bugün Amerika izlediği politikayı yalan, iftira ve zorbalık temeline dayandırmıştır. İran milleti ise Amerika devletinin yarım asırlık hasmane tutumu ve sözlerinden sürekli cayması yüzünden artık bu ülkeye güvenmemektedir. Nitekim nükleer mesele de ta baştan sırf bir bahane olmuştur.

Amerikalı uzman Jim Valsh bu konuda şöyle diyor: Macera aslında çok basit. İran’ın nükleer programı hakkında Amerikan istihbarat servisleri uzun yıllar bazı iddiaları gündeme getirdi, fakat hiç bir zaman İran’ın gizli nükleer silah programını ispat edebilecek herhangi bir kanıt veya belge sunamadı. Ancak nükleer anlaşma sağlandığında medya asla bu iddialara değinmedi ve bu iddialar tümüyle sahte ve uydurma olduğunu belirtmedi.

Gerçek şu ki bugün uluslararası camia Amerika’da sırf zorbalık peşinde koşan ve başkalarını haraca bağlamak ve tüm tek yanlı isteklerini dayatmak isteyen bir yönetimle karşı karşıyadır. Amerika Başkanı Donald Trump dayatma hastalığına yakalanarak kararlarını dile getiriyor ve bu anlayışla müzakere etmekten dem vuruyor.

Amerika Başkanı Trump aynı anlayış ve aynı yöntemde bir kez daha BM Genel Kurul zirvesinde yaptığı konuşmada Amerika devletini dünyada barış, güvenlik ve insan hakları savunucusu gibi göstermeye çalıştı ve İran İslam Cumhuriyeti’ni de bölgeyi istikrarsızlaştıran devlet olmakla suçladı.

Oysa İran İslam Cumhuriyeti sözde ve lafta ve iddiada değil, pratikte ve sahada bölgede ve dünyada barış ve güvenlik için çaba harcadığını ispat etmiştir.

Cumhurbaşkanı Ruhani BM Genel Kurul zirvesinde yaptığı konuşmada bir yandan bu gerçekleri hatırlatarak Amerika Başkanı Trump’ın ve Washington yönetiminin şimdiki şartlarda izlediği hasmane politikaları sorguladı ve öbür yandan beyaz sarayın dünyaya karşı izlediği hasmane davranışının gerçek mahiyetini gözler önüne sererek, bu durumda Amerika ile müzakere etmeye mahal kalmadığını vurguladı.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bundan bir yıl önce nizamın önde gelen yetkilileri ile görüşmesinde yaptığı konuşmada bu gerçeğe temas ederek şöyle buyurdu: Bizim Amerika ile bir çok meselemiz, esasen çözümlenebilecek türden değildir. Bunun sebebi ise Amerika’nın bizimle sorunu, “biz” olmasıdır, yani İslam Cumhuriyeti nizamının ta kendisi olmasıdır, esas sorun budur, yoksa ne nükleer enerji sorundur, ne de insan hakları, Amerika’nın derdi, İslam Cumhuriyeti ile sorun yaşamasıdır.

Bu gerçeklerden hareketle Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasında Amerika devletinin uluslararası ilişkilerden idrakı bu arenada otoriter davranmaktan ibaret olduğunu belirterek, Amerika’ya karşı uluslararası cıkarların korunması gerektiğini, BM de kararnameleri bazı malum üyelerin propaganda ve seçim kampanyaları malzemesi olmasına müsaade etmemesi gerektiğini belirtti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.