Sisi: ABD’nin gözetimi altında “Ortak Arap Ordusu” kurulsun

  • 11 Mart 2015
  • 989 kez görüntülendi.
Sisi: ABD’nin gözetimi altında “Ortak Arap Ordusu” kurulsun

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Mısır’ın Şermül-Şeyh kentinde yapacağı görüşmenin arifesinde, bir açıklama yaparak, ABD’nin gözetimi altında, Ortak Arap Ordusunun kurulmasını istedi.

Mısır Cumhurbaşkanı, hükümetinin IŞİD karşıtı koalisyonda önemli rol ifa ettiğini ileri sürerek,ABD’nin desteğiyle Arap Ordusu’nun bölgesel sorunlarla mücadele için kurulmasını istedi. Sisi, Ortadoğu ülkelerinin terörle mücadele için süper güçlerin desteğine ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Cuma günü, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile Şermül-Şeyh’te Ekonomi Konferansı’nın kulisinde bir araya gelecek. “Mısır’ın Geleceği” konulu konferans, 13 ile 15 Mart’a kadar, Mısır’ın liman kenti Şermül-Şeyh’te, bu ülkenin ekonomisinin büyümesi ve kalkınmasına destek için düzenleniyor.

Mısır’ın dış siyaseti ve milli güvenliğiyle ilgili es-Sisi’nin açıklaması ve bölgedeki her türlü askeri denklemin ABD başta olmak üzere büyük güçlerin denetiminde olmasına vurgu yapması, Kahire yetkililerinin yabancı güçlere ne kadar bağımlı olduğu gerçeğini ortaya koymuş oldu.

Bilindiği üzere, Mısırlı yetkililerinin gündeminde, ABD’den daha fazla para ve silah yardımı alma konusu yer alıyor. Mısırlı yetkililerin, ABD’ye yaranma niteliğinde olan bu tür açıklamaları da bu çerçevede değerlendirilebilir. Ancak şunun altını çizmek gerekiyor ki, ABD’nin Mısır’a verdiği destek ve yardımların, Washington’un bu yardımlardan garazkar hedeflerinden dolayı, Mısır’ın ekonomi ve güvenlik sorunlarının çözümüne hiç katkı sağlamış değil.

Mısır, ABD’nin desteği altında Arap Ordusunun terörle mücadele için kurulmasını öneriyor, oysa, ortada bir gerçek var ve o da şu ki, Batılı devletler ve ABD’nin kendi desteğiyle bölgede terörist gruplar faaliyet gösteriyor ve bu bağlamdaki çeşitli haberler de Batılı ülkeler ile bölgedeki teröristler ve hamileri arasında işbirliğinin artan bir şekilde sürdüğünü gözler önüne seriyor. Buna ilaveten, Mısır hükümeti de Batılı ülkelerden aldığı yardımları, siyasi muhaliflerini bastırmak için kullanmıştır.

Mısırlı yetkililerin siyaset arenasında izlediği politika ve yaptığı icraatın faturası ise, ülkede ortamın gerilmesi ve çeşitli siyasi krizler ve olaylarla karşı karşıya kalması oldu. İşin ekonomi boyutuna bakınca, Mısırlı generallerin, ülkede ekonominin hayati sektörlerini kendi kontrollerinde bulunduruyor olması ise ülkede yolsuzluk ve ekonomik sorunların patlak vermesi ve artmasına neden olmuştur.

Mısır’ı yönetenlerin politikalarına yöneltilen eleştiriler sadece iç siyaset ve ekonomiyle sınırlı kalmıyor, büyük güçlerin politikalarına endeksli dış politikaları sonucunda, Mısır’ın yabancıların güçlerine bağımlı olmasını ve yabancı güçlerin komplo amaçlı bölgesel ve uluslararası hareketlerini, mutlak bir biçimde izlemesini sağlamıştır.
Mısır’ın ABD’nin Filistinlilere yönelik siyasetine ayak uydurması ve terör rejimi Siyonist İsrail’e desteği de bu bağlamda değerlendirilebilir.

Mısır’da iktidardaki askerlerin iç ve dış politikaları, devrik diktatör Hüsnü Mübarek rejimi dönemini çağrıştırıyor.
Demek ki, Mısır halkı henüz, totalitarizm ve yabancı güçlerden korkan ve onlara sarılan yöneticilerden kurtulmuş değil. Bu durum sonucunda ise Mısır halkı, ülkedeki zulüm ve baskıya karşı kıyamlarını sürdürmeye ve demokrasinin sağlanması ve yabancı bağımlılığından kurtulma gibi ülkülerinin gerçekleşmesine yeniden vurgu yapmak zorunda kalmış bulunuyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.