Irak Milli Birliktelik Başkanı: Bağdat, İran ve Arabistan’ın görüşlerini birbirine yakınlaştırmada olumlu bir rol üstlenebilir. Bu ülkeler birlikte anlaşma masasına oturmalı ve birbirlerinin endişelerini ortadan kaldırmalıdırlar.
Irak Ulusal İttifak Lideri: Bağdat, İran ve Arabistan’ın görüşlerini birbirine yakınlaştırmada olumlu bir rol üstlenebilir. Bu ülkeler birlikte anlaşma masasına oturmalı ve birbirlerinin endişelerini ortadan kaldırmalıdırlar.
Irak Ulusal İttifak Lideri röportajın devamında; Irak Özerk Kürdistan Bölgesi liderlerinin, ana hükümetten bağımsız bir devlet olmayı istemeleri ile ilgili şöyle vurguladı; Irak’ın bir bütün olarak kalmasının tüm Irak halkı için daha yararlı olacağına inanıyoruz. Ülkenin tüm bölgeleri, grupları ve mezheplerinin birlik ve dayanışma içinde kalması bu ülkeyi güçlü bir ülke haline getiriyor ve parçalanmış bir Irak artık güçlü bir Irak olmayacaktır. Bu düşmanlarımızın arzusudur. Biz asla Irak’ı parçalamak isteyen iç ve dış baskılara teslim olmayacağız.
Röportajın devamında Arabistan ve Katar arasında yaşanan anlaşmazlık hakkında da; “Irak, Arabistan ve Katar arasındaki bu münakaşada tarafsız duruyor. Biz bu sorunların iktisadi baskılarla değil, karşılıklı müzakerelerle çözülebileceğine inanıyoruz” dedi.
Irak Ulusal İttifak Lideri, ‘eğer Arabistan Katar’ı Arap Birliği’nden çıkarmayı teklif ederse Irak’ın tutumu ne olur?’ sorusuna ise şu şekilde açıklama getirdi; Biz geçmişte Suriye’nin Arap Birliği’nden çıkarılmasına şiddetle karşı çıktık. Çünkü sorunu çözecek bir çözüm önerisi değildi. Bu yüzden eğer Katar konusunda da aynı senaryo tekrarlanırsa, yine aynı şekilde muhalefet ederiz. Irak eskiden Katar ile iç işlerimize karışmasından dolayı ciddi anlaşmazlıklar içindeydi. Ancak bu sorunları çözmek için karşılıklı ve yapıcı görüşmeler yapmak gerekli, düşmanca tavır sergilemek değil.
Suriye ve teröristler konusunda bölge ülkelerinin görüş ayrılıkları hakkında ise şöyle açıkladı; Irak beş ülkenin, yani İran, Arabistan, Türkiye, Mısır ve Irak’ın bir araya gelerek bir oturum düzenlemesini teklif etti. Zira bölge ülkeleri arasındaki bu ayrılıklar, yabancı güçlerin bölgeye girmesi için bahane olacaktır.
Hekim, “Şii Hilali” hakkında çıkan asılsız söylemler ile ilgili ise; “İran-fobi ve Şia-fobi çıkarmak ve belli ülkelerde bu yönde korku oluşturmak, sorunların çözümünde hiçbir fayda sağlamayacaktır. Bu ülkeler bölgenin birer parçasıdırlar ve bölgede belli bir nüfuza sahipler. Arabistanlı kardeşlerimizin müzakere masasına oturması daha iyidir. İran İslam Cumhuriyeti’nin görüşmelerde bulunmak için masa başına oturmaya yönelik teklifte bulunarak Kuveyt Emiri’nden bu konuda rol oynamasını istediklerini biliyoruz. Diğer taraftan Irak da İran ve Arabistan’ın görüşlerini yakınlaştırmak için olumlu rol oynamaya hazır. Birbirimizle görüşmeler yapmamız gerekiyor. Bu ülkeler birlikte müzakere masasına oturmalı ve birbirlerinin endişelerini görüşerek bunları ortadan kaldırmalıdırlar. Aksi halde bu durumdan taraflar zararlı çıkacaklar.
Hekim, Haşdi Şabi güçleri veya Irak Gönüllü Halk Birlikleri hakkında ise şu açıklamalara yer verdi; Bu gruplar yaptıkları eylemler ile IŞİD’i Irak’ta yenilgiye uğratmışlardır ve şuan Irak’ın milli iftiharlarıdırlar. Bu birliklerin Irak’ta bulunması, güçlü bir Irak oluşturmuştur. IŞİD tüm İslam alemi için bir sorun olup, uluslararası bir problemdir. IŞİD’i bölgedeki komşularını baskılamak için kullanan herkes, bu grubun alevlerinin kendilerine de sıçrayacağını ve IŞİD’in tüm insanlık için bir tehdit olduğunu anlayacaklardır.
Konuşmasının sonunda şöyle ekledi; birçok bölge ülkesinin arasındaki görüş ayrılığı ve anlaşmazlıklar, bölge içi sıkıntılara sebep oldu. Başkaları da bölge sınırı ötesinden bu problemli ortamı kullanıyor ve bu bölgede (çıkarları doğrultusunda) planlar yapıyorlar ve ateşini körüklüyorlar. Ülkeler arası bu sorunları daha da derinleştirerek kendi çıkarlarını sağlamaya çalışıyorlar. Sömürgeci devletlerin mantığı her zaman bu yönde çalışmıştır; ülkeler arası ayrılık çıkararak bu ülkelerde nüfuz, güç ve hakimiyet sağlamak. Bu yüzden dış güçlerin bölgedeki uğraşlarına olumlu bir gözle bakamayız, bölge ülkelerinin bizzat kendileri masa başına oturup görüşme yaparak tarafların çıkarlarını gözeten ve aradaki endişeleri gideren ortak kararlar almaları gerekmektedir.
Şununla paylaş:
