İmam Hamaney: Düşmanlarımızın ‘‘Burnunu’’ Yere Sürteceğiz

Dünya Mustazafları Rehberi İmam Hamaney, bugün sabah Devrim Muhafızları komutanlarını kabulünde, çok hassas konulara değinerek, şunları söyledi: İran İslam Cumhuriyeti’nin en önemli güç göstergelerinden birisi, zorba güçlere karşı olan güvensizliğidir, bunların en başında da Amerika gelmektedir, bu güvensizlik gün be gün artmalıdır.

İmam Humeyni’nin (r.a) buyurduğu gibi ‘‘Devrim Muhafızları olmasaydı ülke ve vatan da olmazdı’’ sözünün manası şudur; Devrim Muhafızları pak ve temiz bir ağaç gibidir, bu ağacın hüviyetinden iman, İnkılâpçı hareket ve cihat fışkırmaktadır, ülkenin ve inkılâbın muhafazası da bu önemli unsurların devamına bağlıdır.

Kutsal savunma yıllarının üzerinden 37 yıl geçmesine rağmen, Devrim Muhafızlarının tecrübe ve Allah’a olan tevekkülü, daha da belirgin olmaya başlamıştır. Zira bundan dolayı Devrim Muhafızlarının İnkılâbın yıkılmaz sağlam kalesi olduğunu söylememiz abartı olmaz.

Devrim muhafızları ülke savunması ve emniyetin sağlanmasının yanısıra, mahrum bölgelere hizmet ulaştırma, kültür, sanat ve inkılâpçı düşünce tarzı ve ruhunu üreten rolünü daha etkili biçimde yaparak, çalışmalarını halkın bilgisine sunmalıdır.

Devrim muhafızlarının düşmanları dahi, Devrim Muhafızları hakkında bu yargıya sahiptir.

Düşman nasıl ilerliyorsa araç ve gereçlerini yeniliyorsa, Devrim muhafızları da ilerlemesini sürdürerek, ileriye doğru hareket etmelidir.

Devrim muhafızlarının görevi içte ve dışta emniyetin sağlanmasıdır, dışta emniyet sağlanmazsa ülke sınırları dışında düşmanın önü alınmazsa, ülke içinde de emniyet sağlanmayacaktır.

Geçmişte bazı yetkililerin dediği gibi İran savaş tehdidi olmaktan çıkarsa, bazı adımlar atılabilir sözü tamamen yanlış bir ifadedir, zira düşmanın kalbine korku salmak, sadece ve sadece askeri olarak savunma ve saldırı gücüne sahip olmakla elde edilir.

Bu sözlerin nispet verildiği şahıslara bakacak olursak, kabul etmemiz çok zor olacak, çünkü bu tür sözler gerçektende yanlış sözlerdir.

Askeri güçlerini toplayan ülkeler kendi istekleriyle bunu yapmadılar, aksine dünya savaşında yok olan bu ülkelere, bir daha askeri teşkilatlarını kurmalarına izin vermediler.

Akil hiçbir insan savunma gücünü bir kenara bırakmaz, öyleyse ülkenin savunma gücünü sağlamlaştırın.

Asimetrik savaşın manası yani; ‘‘karşı taraf her türlü araç, gereç ve teçhizata sahiptir, fakat iman gücü yoktur’’ demektir.

Asimetrik savaşın en bariz örneği Irak’ta yaşanıyor, zira gönüllü halk birlikleri teknoloji ve teçhizattan yoksun olmalarına rağmen, ABD ve müttefiklerinin kontrolünde olan birçok bölgeyi kurtarmayı başardılar.

Bazıları Amerika’ya güvenilmeyeceğini dilde söyleseler de, kalpte tam tersine inanmaktalar.

İnsan karşı tarafa güvenilmeyeceğini hissederse, onunla olan müzakerelerinde daha temkinli adım atar ve karşı tarafın söylediklerine güvenmez.

Amerika’nın bize karşı beslemiş olduğu düşmanlıkları devrimden sonraki yıllarda ve son olarak da nükleer müzakerelerde gördük.

Meşrute yıllarında İngilizlere güvenmeleri ülkeyi ve devrimi 75 yıl geriletti.

Eğer sizlerde Amerika’nın gülücüklerine aldanırsanız, 50 hatta 100 yıl geriye gidersiniz.

Amerikalıların Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen konusunda bizimle müzakereye oturmayı istemelerinin nedeni, İran’ın bölgede ki ilerleyişini engellemek içindir, zira İran, Amerika’nın bölgede ilerlemesinin önünü almaktadır.

Akıl bize şunu söylüyor; eğer biri size açık ve aleni olarak düşmanlık beslerse, ona güvenmeyin.

Amerika ile müzakerenin ülkeye faydası yok, aksine zararı var, bu konu üst düzey yetkililere de söylenildi ve onlar bu konu karşısında cevap veremediler.

Başkomutan, konuşmasının bir bölümünde Devrim Muhafızlarına bazı tavsiyelerde bulundu; İnkılapçı ruh haletini dünyaya ve maddiyata dalarak zayıflatmayın.

Kuran’dan ders almalıyız, zira Kuran, bize düşman karşısında Allah’tan yardım dileyerek, sağlam adımlarla ilerlememizi tavsiye ediyor.

Biz imanımızı korursak, akıl ve tedbir üzere hareket edersek, düşmana galip geliriz. Muhasaraya alındığımızı düşünenler yanılıyorlar, zira tüm düşmanlarımızın burnunu yere sürteceğiz.

Ben ülkenin geleceği konusunda kaygılanmıyorum, zira Allah’a tevekkül edersek, ülkenin yarınki halinin bugünkünden daha iyi olacağını inanıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.