İran Yeni savunma sistemi ve caydırıcı gücünün artması

“İran İslam cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri” günün arifesinde İslami İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, savunma sanayinin geliştirdiği bazı silah ve askeri sistemleri tanıtma törenlerine katıldı.

İran Savunma Bakanlığına Bağlı “Penha” şirketinin geliştirdiği Koser adlı eğitim jet uçağı, insansız silahlı hava aracı Muhacir-6 , Gemi savar Seyir füzesi Nesir, Havadan havaya Fekur füzesi tanıtım törenlerine katılan Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda Gahir-313 savaş uçağı da deneme uçuşunu gerçekleştirdi. İran İslam cumhuriyeti kendi kendine yeterlilik, direniş ekonomisi, Milli savunma sanayisi ve sistemlerinde bağımsız olma amacıyla savunma sanayisinde ve caydırıcı silah imalatında büyük teknolojik ilerleme kaydetmiştir. İran’ın yüksek savunma ve caydırıcı gücünden dolayı, ateş çemberinde bulunduğu halde, ülke içinde en güvenli bir bölgedir.

İran yüksek savunma teknolojisini elde edip, hiçbir yabancı güce sızma ve saldırıya izin vermiyor. İran ister füze sistemleri ister diğer savunma sanayi dallarında olsun, caydırıcı silahları geliştirme konusunda hiçbir ülke ve güç odağından izin almıyor ve saldırganları da imha edeceğini vurguluyor. Bağımsız ve bağlantısız bir ülke olan İran, çevre ülkelerinin de güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguluyor. Çünkü komşu ve bölge ülkelerin güvenliğinin sarsılması İran güvenliğinin de sarsılmasıyla sonuçlanabilir.

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin de vurguladığı gibi, Batı Asya- Ortadoğu bölgesinde güç ve güvenlik dengesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde büyük bir güvenlik sorunu yaşanabilecektir.

İran’ın konvansiyonel balistik füze bilim ve teknolojiyi geliştirme çalışmaları kararlılıkla devam edecektir. Füze sistemlerini geliştirme İran’ın hayati savunma ve milli güvenlik stratejisin bir parçasıdır. İran hiçbir ülkeyi tehdit etmiyor ve tarih boyunca hiçbir ülkeye de saldırmayıp, işgal ve sömürgeci politikalarını izlememiştir. İran savunma ve silah sanayisiyle ülke içinde ve bölgesel alanda güvenliği ve barışı sağlayıp koruma hedefini gerçekleştirmektedir.

Fakat Ortadoğu bölgesinde bir çok tehdit kaynakları vardır. Terör örgütlerinin bölge ülkelerine sızdırılması, ırkçı ve terörist İsrail rejiminin Filistin topraklarını işgal edip, gayri meşru varlığını sürdürmek için kimyasal, biyolojik ve nükleer silahlarıyla İslam ve Arap ülkelerini tehdit etmesi, İran ve bölge milletlerinin hayatını ve güvenliğiyle barışını tehdit eden unsurlar ve güç odaklarıdır.  Amerika başta olmak üzere Batılı devletler, doğrudan işgal yoluyla ya da terör örgütlerini kullanarak bölge ülkelerine müdahale etmekte ve barış ve güvenliği sarsıp, katliam ve yıkımlara sebep olmaktadırlar.

İşte bu saldırgan ve müdahaleci güçlerin saldırılarını önlemek için, İran milli savunma sanayi ve caydırıcı silah gücü arttırılmalı ve bölge ülkeleriyle savunma işbirliği geliştirilmeli, yabancı ve deniz aşırı güçlerin bölge ülkelerindeki askeri varlığına ve işgal sürecine son verilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.