UNRWA’dan Gazze Konusunda Uyarı

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Örgütü (UNRWA) Gazze’de işsizler sayısının dünya işsizler ortalamasının çok üstünde olduğunu bildirdi.

Filistin İstatistik Merkezi Enstitüsünün rakam ve belgelerine dayanarak bir rapor yayınlayan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Örgütü (UNRWA) 2016 yılının ilk üç ayında Gazze’de işsizler oranının erkeklerde %41.2 ve kadınlarda ise %62.6, gençlerde ise %80 oranında açıkladı ve Gazze’de olumsuz ekonomik, sosyal ve geçim sıkıntıları hakkında ciddi uyarıda bulundu.

Bölgede Fakirlik ve işsizliğin artmasının ve korkunç boyutlara ulaşmasının Gazze şeridinde yaşayanların çok yönlü maddi, iktisadi sorunlarla başbaşa kalmalarına neden olduğunu belirten UNRWA, Gazze halkının %80’inin kendi yaşamlarını sürdürebilmek, en ilkel gıda ve sağlık ihtiyaçlarını temin edebilmek için ancak dış yardımlara muhtaç olduklarını ve bunun ise ciddi kaygıları beraberinde getirdiğini bildirdi.
Gazze şeridinde fabrikalar ve çalışma atölyelerinin kapanması, işsizlik oranının hızla artmasına sebep olmuştur. Tüm bu olaylar olup biterken işgal rejimi siyonist İsrail de bölgeye yönelik saldırılarını ve ablukayı sürdürmek gibi muhtelif baskılarını sürekli devam ettirmek suretiyle pratikte bölgede ekonomik faaliyetlerin devam etmesi imkanını ortadan kaldırmakta olup, Gazze halkının çok olumsuz ve kötü şartlar içinde ağır bir yaşam mücadelesi vermesine neden olmaktadır.

Siyonist İsrail rejimi Filistin seçimlerinde halkın büyük oylunu kazanarak iktidara gelen direniş hareketi HAMAS’ı iktidardan düşürmek amacıyla 2007 yılından beri Gazze şeridine karşı ağır bir yaptırım ve abluka uygulamaktadır. Öyle ki siyonist rejimin bu girişimi Gazze şeridinde yaşayan 1.5 milyon Filistinlinin en ilkel ihtiyaç malzemelerini, gıda, temiz içme suyu, kıyafet, sağlık imkanları ve ilaç teminini hemen hemen imkansız hale getirmiştir. Diğer yandan bölgede elektrik akışının sürekli kesintilere uğraması da bölgede insani krizin boyutlarının korkunç seviyeye ulaşmasını sağlamıştır. Siyonist işgal rejimi gerçi 2005 yılında İslami direniş karşısında almış olduğu ağır yenilgiden ötürü Gazze şeridinden geri çekilmeye mecbur kalmıştır ama bu rejim kendi yenilgisini ört-bas etmek amacıyla sürekli olarak bölgede savunmasız halka karşı gövde gösterisinde bulunmakta ve kendi haklarını elde etmek için mücadele ve direniş sürdüren Gazze halkını teslimiyete sürüklemek ve mümkün olursa Gazze’yi yeniden işgal etmek istemektedir.

Bunun için de İsrail’in Gazze’den geri çekilmesi bu gayrı meşru rejimin Filistinliler aleyhindeki düşmanca siyasetinin dozunu düşürmediği gibi hatta bölge halkını mücadeleden el çektirmek ve bölgeye geri dönmek için uyguladığı komplolar doğrultusunda baskılarını daha da artırmasına sebep olmuştur. Bu siyaset çerçevesinde siyonist İsrail Filistin’in muhtelif bölgelerinde savunmasız halka karşı tedhiş, terör ve cinayet saldırılarını tüm şiddetiyle sürdürmekte ve Filistinli halk özellikle gençlerden şehid etmediği gün yoktur.

Son yıllarda işgal rejiminin bu cinayetleri neticesinde yüzlerce Filistinli şehid olmuş, binlercesi yaralanmış, binlercesi zindanlara atılmış ve Filistinlilerin evleri başlarına yıkılmıştır.

Gazze’de ve Filistin’in diğer bölgelerinde devam eden bu siyonist zulüm karşısında ise ne yazık ki uluslararası kuruluşlar, dünya ülkeleri özellikle İslam devletleri tam bir ölüm sessizliği içinde olup bitenlere seyirci kalmaktalar. Nitekim onların bu vurdum duymazlıkları ve sorumsuzlukları çocuk katili siyonistleri kendi cinayetlerini sürdürme konusunda daha da cesaretlendirmekte. Özellikle tüm bu cinayetlerin araç ve gereçlerini de kendine maliyet gerektirmeyecek şekilde batılı patronları tarafından temin edilmesi işin vahamet boyutunu daha bir artırmaktadır. Bu arada dünyanın başka yerlerinde farklı ülkelerin her işine karışan, akıl almaz baskılar uygulayan ve hatta savaş kararı çıkartan BM ve bu kuruma bağlı amiral gemisi Güvenlik Konseyi Filistin toprakları üzerinde yıllardan beri mazlum ve savunmasız bir halka karşı olup bitenler karşısında tam bir sükut içinde olup, hatta yeri gelince ABD gibi büyük güçlerin baskısıyla destek bile vermekteler.

Nitekim BM Teşkilatı ve Güvenlik Konseyinin işgal rejiminin bu cinayetleri karşısındaki pasif tutumu İsrail’in Filistinliler aleyhindeki cinayetlerini sürdürmesi ve her geçen gün katlettikleri çocuk ve kadınlar sayısını daha da artırmaları konusunda cesaretlendirmektedir. Bunun için de BM yetkililerinin ara sıra İsrail’e yönelik sadece lafta kınayıcı açıklamaları Filistin konusunda olumlu bir gelişme nitelenebilir ama bunun sadece lafta kalması ileride siyonist rejimi kendi cinayetini artırma yönünde cesaret kazanmasına yol açmaktadır. Bunun için BM ve Güvenlik konseyin artık demode tutum ve uygulamalardan vazgeçerek işgalci katil İsrail rejimine karşı somut neticeleri olacak ciddi girişimlerde bulunması ve mazlum Filistin halkının bundan daha fazla öldürülmesi ve mağdur edilmesinin önünün alması gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.