İslam inkılabı rehberi İmam Seyid Ali Hamenei, Ehli-Beyt Resulluh SAA’nin öğretilerine bağlılıkla izzetli bir toplumsal hayatın yaratılacağını ve bütün sorunların çözümlenebileceğini söyledi.
İmam Hamenei Hz. Fatıma sa’nın hem bir toplumsal ve Ümmetin önderi hem bir anne olarak Müslüman kadın için en ulvi simge ve örnek olduğunu, beşeriyetin idrakinin ötesinde yüce ilahi ve manevi makamata ulaştığını, Seyedetül-Nisa alemin Hz. Fatıma’nın Peygamber efendimiz Hz. Muhammed SAA’nın vefatından sonra, bazı Ashab ve büyüklerin sessiz kaldıkları halde Hz. Emirülmümin Hz. Ali As’in velayet hakkını Camide okuduğu veciz hutbeyle savunduğunu ifade etti.
İslam inkılabı rehberi İmam Hamaney, Batılı güçler İslam’ın kadına bakışını boş iddialarla sorguladıklarını, ev kadınını tahkir ettiklerini, ancak ev kadınının insan yetiştiren ve terbiye eden ve Allah’ın yarattığı en yüce varlık olan insan ürününü besleyip olgunlaştırdığını söyledi.
İmam Hamenei büyük bir ihtimale göre, Siyonistlerin büyük bir fitne ve komplosu olarak beşeri toplumu yok etmek için, çarpık bir şekilde sözde kadın haklarını gündeme getirip, batılı ülkelerde kadını bir meta’ya ve eğlence aletine dönüştürüp, zayıf düşürmek istediklerini, bazı İslami çevrelerinde kadına yüklemek istedikleri görev ve yükümlülüklerin aslında kadını tahkir etme anlamında olduğunu kaydetti.
İslam inkılabı rehberi İmam Hamenei ayrıca, Allah’ın kadın ile erkeği bazı benzerlikler ve farklılıklar üzerine yarattığını, ancak manevi yükseliş, rehberlik ve önderlik gücü, beşeriyeti hidayet etme güçü ve yükümlülüğü açısından hiç bir farklı özellikler taşımadıklarını, ancak hayatı idare etme görevi alanında farklı olduklarını, Hz. Fatma sa’nın bu açılardan en yüce örnek sayıldığını sözlerine ekledi.
İmam Hamenei, cinsiyetçi Adalet ve cinsiyetçi eşitlik kavramlarının yaygınlaştırılmaya çalışıldığına değinerek, Adalet’in, aslında Allah vergisi kabiliyet ve yetenekleri tespit etmek ve olgunlaştırmaktan ibaret olduğunu vurguladı.
İslam’da kadın ve erkek aynı cevherden yaratılmıştır. Nitekim Allah “Ey insanlar; doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık…Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi kadınların da erkeklerin ma’ruf şekilde lehlerine de hakları vardır…. Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar” …. Buyuruyor.
İran İslam cumhuriyeti anayasasında da kadın İslam hukuku temelin bütün haklara sahiptir. Nitekim anayasada; “Kadın-erkek her ferdin haklarını tüm yönleriyle temin edip, herkes için adilane yargı güvenliği sağlamak ve kanun karşısında eşitliği gerçekleştirmek şarttır. Aile toplumun temel birimidir ve gelişmenin ve insanın ahlaki yücelişinin merkezidir. İnsanın gelişimin temelini oluşturan inançlara ve ideallere birlikte, uyum ailenin oluşumundaki temelidir. Bu hedefe ulaşmak için gerekli kolaylıkları sağlamak İslami hükümetin görevidir. Aileye olan bu bakış kadını, bir meta yada tüketimin ve sömürünün artması için hizmet eden bir araç olmaktan kurtarır.” Diye kaydedilmiştir. İran’da kadınların yüksek eğitim görme ve özel ve kamusal alanda çalışma hakkına, siyasi toplumsal ve kültürel alanda çalışma hakkına, seçme ve seçilme hakkına sahip olup, bu temel hakları garanti edilmiştir.
